Ceviz Kabuğunu Dolduran Konular

Tarihe düşülen not

  • Anket

  • Son Tweetler

  • Kategoriler

  • Yararlı Linkler

AGARTA: YAŞIYORLAR…

Posted by Emi[R]ates™ Temmuz 17, 2008

Atlantis’ten Mu’ya, İsa’dan Nuh’a, Ergenekon’dan Ümraniye’ye, Mısır’dan Hitler’e, Dabbe’tül Arz’dan Kapadokya’ya, İbranice’den Sanksritçe’ye, Lucifer’den Şövalyelere… Agarta’nın esrarengiz öyküsü kapınıza dayandı! Açmasanızda, görmesenizde fark etmez. Oradalar!

 

Agarta’nın ne olduğuna ilişkin en yaygın, internet ve ansiklopedik kaynaklarda kullanılan tanım, “Tibet ve Orta-Asya tradisyonlarında sözü edilen, Asya’daki sıradağların içinde bulunduğu ileri sürülen efsanevi bir yer altı organizasyonu”dur.

Ancak bu tanım, ivedilikle not düşülmeli ki, “Agarta”yı anlamak ve çözmek için tamamıyla yetersiz. Ne bu kadar basit ne de bu denli sığ. Ancak bir açılış tanımı olarak kullanılabilir.

Günümüze değin “Agarta”nın ne olduğunu inceleyen bir çok yayın ve yazar bulunuyor. Bunlar içinde en ünlüleri ve kaynak olarak en itibar edilenleri üç tane. Bunları meraklıları için öncelikli olarak-konunun daha başında-yazalım. Saint-Yves d’Alveydre, Ferdinand Ossendowsky ve René Guénon.

Agartha kelimesi; “Agharta” ve “Agarthi” olarak da kullanılabiliyor. Agarta veya Agarti sözcükleri Sanskritçe de “ele geçirilemeyen, ulaşılamayan, her şeyden korunmuş, şiddetin yakalayamayacağı, anarşinin erişemeyeceği” anlamlarına gelmekte.
 
Bir de “Şambala”  (Shambalah) kelimesi var. Bunu da söylemek gerekiyor ki, meraklıları için şaşırtıcı olmasın.

Kimi kaynak ve kişilere göre Şambala, Agarta’ya karşıt olarak kurulmuş, gizli bir menfi merkez. Ancak genel ve yaygın kanı, Şambala’nın Agarta’nın bir diğer adı olduğu.

Agarta ismi ilk kez “Saint-Yves d’Alveydre” tarafından kullanmış. d’Alveydre bir simyacı. Metalleri altın ve gümüşe dönüştürme formülleri düzenlemiş. Martinist tarikatının (Tours piskoposu Aziz Martin (M.S. 316-397) tarafından kurulmuş tarikat) mürşitlerinden. Topluluğun bir diğer adının, “yeşil adamlar toplulu” olduğu da kayıtlar da mevcut.

Agarta’nın sembolü: Gamalı haç!

Agarta’nın hakimi, “dünyanın kralı” rütbesini taşıyor. Yardımcıları durumundaki iki rahip kral bulunuyor. Sembollerinden biri bugün günümüzde hala Hint ve Tibet tapınaklarını süsleyen gamalı haçtır.

Bu sembol Mu ‘dan kaynaklanıyor. Güneşi ifade eden kadim bir sembol. Dünyanın en eski sembollerinden biri sayılıyor. Bu haç, yaradılışın dört kuvvetini ve dört büyük enerjiyi sembolize eder. Zamanla “yönü çevrilerek” II. Dünya savaşında Nazilerin kullandıkları haline gelecektir.

Mu ve Atlantis…

Bu teknik ama açıklayıcı tanımlamalardan sonra Agarta’yı biraz daha açmaya başlayalım. Bir başka tanım, Agarta’nın “Mu ve Atlantis’ten göç eden bilim rahiplerince ya da inisiyelerce kurulmuş, sonradan gizlenme gereği görüp dağ ve mağara içlerine çekilmiş” bir grup olduğunu  ileri sürüyor.

Bu açıklama da Agarta ile ilgili yaygın bilgiler arasında. Neredesye “mutabakatla kabul edilmiş” bir yaklaşım.

Buradan Agarta ile ilgili ilk ve en bilinen “tartışma” konusuna gelebiliriz. Agarta’nın “bir yer altı ülkesi”mi veya “gizli bir dernek (oluşum)”mu olduğuna ilişkin bir tartışma bulunuyor.

Agarta üzerindeki hemen tüm çalışmalarda bu ayrışmaya rastlanıyor. Ancak ortak nokta, bir “gizlilik” olduğu yönünde. Yani ister “yer altı” olsun ister “örgüt, dernek, oluşum” gizlilik var.

Burada bir uzlaşma noktası da zamanla ortaya çıkmış. Her ikisinde de doğruluk payı olduğu varsayılıyor.

Agarta’nın adamları kim, misyonu ne?
 
Peki Agarta ne yapar? Amacı nedir? Kimlerden oluşur? Burada kesin yargılarla ayrışan bir farklı okuma yok. Değişik “görev” tanımları varsa da genel olarak amaç ve araçlar belli. Agarta, “sahip bulunduğu binlerce yıllık sırları uygulamak suretiyle insanlığı büyük bir spiritüel ilhama (illumination/aydınlanma/ışık) kavuşturmayı amaçlayan bilge ve filozoflardan oluşuyor”.

Saint-Yves d’Alveydre’den sonra Agarta isminin ilgi çeken biçimde sunuluşu, Fransız konsolosu olan Jacoliot’un  “Hint’teki Tevrat” adlı eserinde ve teozofinin kurucusu H. P. Blavatsky’in “Gizli Doktrin ve Gün lşığına Çıkarılmış İsis” adlı eserinde oluyor.

Bundan sonra en bilinen ve en sık gönderme yapılan “Rene Guenon” oluyor ve “Dünyanın Kralı” adlı çalışmasıyla Agarta hakkında en geniş bilgileri kamuoyuna veriyor.

‘Öteye Ait Zekâların Oğulları’ Nerede?

Peki Agarta nerede? Agartalılar nerede? Bu konu üzerinde asla mutabakat yok. Hemen her kaynak kendine göre bir adres gösteriyor. Böyle olmakla beraber, “geniş coğrafi” tanım açısından bir harita çıkarmak mümkün.

Guenon’a göre, çok eski bir tufan bugünkü Gobi bölgesinde çok gelişmiş bir uygarlık yok olmuştur. Burada  yaşamakta olan “spiritüel mürşitler” Himalayaların altında yer almakta olan büyük bir mağara şebekesine sığınmışlar.

Bu tezin bir devamı var. Coğrafi bir tanım verip, siyasi bir bilgiyi de içeriyor. Yukarıda “Agarta ve Şambala” ilişkisine değinmiştik. “Ayrı-rakip” olduklarına ilişkin bilgi burada bulunuyor.

Bu göçten sonra, iki gruba ayrılıyorlar ve “sağ  elin yolu” diye anılan grup Agarta’ya, yani dünya hayatından uzak “murakabe ve mükaşefe”de bulunma ülkesine, “sol elin yolu” diye anılan diğer grup ise “Şambala”ya yani kaba güç ülkesine yerleşiyor.

Bir diğer Agarta adresi Ferdinand Ossendowski’den gelmekte. Ossendowski, Bolşevim ihtilaline direnmiş Polonyalı bir bakandır ve başarısız olunca Moğolisten ve Çin’e kaçmıştır.

Sığındığı bir Lama manastırında kendisine, “altı bin yıldan fazla bir zaman önce kutsal bir insanın bütün bir halkıyla bir mağarada kayıplara karıştığı,  ve yitik bir bilim yardımıyla, Agarti adlı yeraltı krallığının temelini attığı anlatılmış. Ossendowski bu bilgileri 1924’de yayınladığı “Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar” kitabında derlemiş.

Agarta’ya katılım şartları!

“Agartalı olmak”, günümüz değerleriyle pek mümkün gözükmemekte. Kut Humi’ye göre,  “Agarta’ya girmek, katılmak, atanmak, seçilmek” söz konusu değil; “Ancak, spiritüel anlamda olmak üzere, bileğinin hakkıyla Agartalı olunabilmektedir; kişi, ancak ulûhiyetle tekrar bütünleşip özdeşleşebilecek seviyeye ulaştığı takdirde Agartalı olabilmektedir, ki bu seviyeye ulaşmanın yolu da tatbikat ve tahakkuk sürecinden geçmektir, çünki beşer varlığını en tam ve en aşkın biçimde değişime uğratan ve güçlendiren tek şey ancak spiritüel bilimdir.”

Agarta: Efsane mi Gerçek mi? Agarta’ya giriş pasaporta vermeye yetkili lider kim? 

Yani Agartalılık; Yogiler’e veya ilk İbranilerdeki “semavî insana” özgü en derini hal ile mümkün. “Agartalılar dünya sakinlerinin şuurlarında genişleme ve açılma meydana getirmek ve kendilerinin spiritüel anlamda ulaşmış bulundukları duygu ve düşünce birliğine onları da ulaştırmak amacıyla kendi aralarında işbirliği yapmaya her an hazır durumda bulunmaktalar”.

Naziler-Hitler ve Agarta…

Agarta’nın nerede bulunduğuna ilişkin bir diğer adres ise bize oldukça yakın. Kapadokya. Bölgenin yer altı dehlizleriyle bilinen mimarisi ipucu oluşturuyor. Geniş ve büyük tüneller yapısı bölgeyi Agarta’nın olası adresi haline getirmiş.

Tabii bu da bir iddia. Zaten Agarta’ya ilişkin tüm bilgiler çeşitli ve renkli iddialara dayanıyor. Tünellerin kaynağı Daniken gibi araştırmacılar tarafından uzay uygarlıkları olarak gösterirken, bazıları Atlantis ve Mu kıtalarının batışlarından sonra kurtulan kimseler olarak gösteriliyor.

Elbette bu iddiaların en büyüğü, Agatha sakinlerinin insanlarla çok az iletişim kurarak günümüze kadar yaşadıklarıdır.

Popüler ve çok ilginç hatta inanılası bilgiler içeren yakın tarihli söylencelerin başında ise Adolf Hitler’in, Agarta rahipleri tarafından yönlendirilen bir medyum olduğudur. Bu nedenle bir çok araştırmacı Agarta ile ilgili konulara Naziler ve Hitler ile başlanmasını önerir.

Dabbe’tül Arz yeraltında değil mi?
 
Bazı kaynaklarda, Agarta(lıların) dünyayla iç içe yaşadığı, ancak 4. boyutta olduğu için görünmediği söyleniyor. Göründükleri zaman dilimi ise “kıyametle” ilişkilendiriliyor.

“Bizlerin şu an göremediği, ancak iç içe yaşadığımız, bu Medeniyet Mensupları (Agartha) dünya insanlarının dördüncü boyuta geçişi sürecinde onları karşılayacak, kendilerini tanıtacak ve insanlara bilgi aktaracaklardır. Kuran’ın Neml Suresi’nde bahsedilen Dabbetül Arz, yani ‘yerden çıkacak’ ve hakikatleri anlatacak olan canlı varlıklar, bu medeniyetlerin mensupları olan varlıklardır”

Hz. İsa’nın ve Nuh’un Agarta ile bağı ne? Sınırı aşan iddialar mı, bilimsel gerçekler mi?

Agarta, popüler kültüre de defalarca konu olmuş bir figür; Umberto Eco, ‘Foucault’nun Sarkacı’ kitabında Agarta’dan bahseder. Abel Posse’nin meşhur romanının ismi: “El viajero de Agartha”dır.  “Agarta: Hollow Earth” adıyla bir bilgisayar oyunu da var. Bir başka meşhur oyun  “Final Fantasy IV”te de Agart şehrinden cücelerin yaşadığı bir yeraltı ülkesiyle bağlantı kuruluyor. Miles Davis ‘in bir albümünün adı da Agarta.

İddianamede ne işi var?

Agarta’yı bize son hatırlatan metin, kamuoyunda Ergenekon olarak bilinen Ümrüniye soruşturmasının “iddanamesi” oldu. İddianame basına yansıdığı kadarıyla açık biçimde Agarta adını zikretti.

Peki bunun anlamı ne? Ergenekon’un tarihine ilişkin bilgiler verilirken Agarta’nın iddianameye girmesi fikri acaba nasıl gelişti?

O ‘çılgın’ soru: ERGENEKON AGARTA MI, AGARTALILAR TÜRK MÜ?

Yukarıdaki çok ama çok kısa, çok ama çok genel öyküsünü okuduğunuz, meraklıları için heyecanlı ve esrarengiz bilgilerle sunduğumuz Agarta öyküsünün, iddianamede kendine yer bulması sanırız hayli tartışılacak.

Reklamlar

6 Yanıt to “AGARTA: YAŞIYORLAR…”

  1. Elif said

    Çok ilgi duyduğum bir konu.Belli ki cinler.Geçmişte başka bir boyuta hapsedildiler.Teknolojik olarak bizden çok ilerdeler sanıyorum.Bir gün boyutlar arası geçişte uzmanlaşacaklar.İşte o zaman vay geldi başımıza.İnşallah ben görmem,çocuklarım da görmesin.

  2. mustafa said

    Bunu admine söylüyorum.Ben sanırım pilot gibi bi adamın adı BRYLE sanırım o adam agartaya gitmiş die duydum

  3. Evet gerçektende ilginç bir mesele bu agarta! kimin görüp kimin görmeyeceğini zaman bize gösterecek :)

  4. ömer said

    piramitteki göz çok derin bir tarikatın simgesidir:masonların yani deccalin , şimdi madem kuran ele alınarak yorum yapılmış dabbetül arz yeraltından çıkacak olan tek ve çok büyük bir hayvanımsı bir yaratıktır.agarta dediğiniz topluluk ise bence yecüc ve mecüc kabileleri olabilir.kıyamet alt yapısı hızlı bir şekilde hazırlanmaktdır ALLAH tüm müslümanları korusun(amin)…

  5. Arda Parlar said

    ne bu kitap mı?

  6. fgtrsgr said

    Bana ye’cüc ve me’cüc gibi geldi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: