Ceviz Kabuğunu Dolduran Konular

Tarihe düşülen not

  • Anket

  • Son Tweetler

  • Kategoriler

  • Yararlı Linkler

Cindoruk neyin boşluğunu dolduracak?

Posted by Emi[R]ates™ Mayıs 20, 2009

Siyasette emanetçiliğin timsali Cindoruk yeniden sahnede. Bu kez kimin emanetçisi? Kimler “oh, boşluk doldu” diye neredeyse göbek atacak? İyi de kastedilen “boşluk” ne ki? Soylu’nun bahsettiği kuşatma tamamlandı mı?

Hüsamettin Cindoruk “pusudan” çıktı ve yeniden siyasetteki “emanetçi” pozisyonunu canlandırdı. Süleyman Soylu ve Mehmet Ali Bayar’ın “son dakika” hamlelerine rağmen DP Genel Başkanı koltuğuna oturdu.

Cindoruk’un “emanetçi” siyaset anlayışı bir kez daha mercek altına alınmak durumunda. Siyasi literatüre “emanetçi” sözcüğünü sokan bizzat kendisidir. “Ben emanetçiyim” sözcüğünü ilk telaffuz ettiğinde, “emanetin sahibi” olarak kastettiği kişi Süleyman Demirel idi.

Demirel’in gönlünden geçse de yeniden aktif siyasete başlaması yaşı-başı ile ilgili nedenlerle çok da mümkün görünmüyor. Demirel, DP delegeleri üzerindeki etkisini Cindoruk lehine kullandı. Ama bu kez sahne önüne çıkmaya hali, mecali yok.

“Emanetin sahibi” kim peki?

Belirli bir isim olmadığı açık. Anlayış olarak son derece kariyerist politikacılar olan Demirel-Cindoruk ikilisinin “tapulu malları” gibi gördükleri DP’yi kendilerinden başka kimseye sunmak gibi bir hazırlıkları olmadığını, olamayacağını bilmek zor değil.

Ama bu kez söz konusu ikilinin kimin adına “emanetçilik” yaptıkları çok daha açık aslında.

Ortaya koydukları iddialara biraz daha dikkatle bakmak, bunu anlamak için yeter. Cindoruk ve kadim akıl hocası Demirel’in siyasete yeniden ağırlık koymalarındaki iddia, “merkezde boşluk var” varsayımından hareketle oluşturulan bir konsepte dayanıyor.

Bu “boşluk” tespiti ise oldukça izaha muhtaç. Bu tür bir “boşluk var” tespit ve kaygısının sahipleri, aslında rejimi diledikleri gibi çekip çeviremeyenlerden, bu güç ve kudretlerini kaybetmiş gibi görünen çevrelerden başkaları değil.

Peki “onlar” kim?

Bu sorunun cevabını, Mehmet Ağar’dan sonra DP Genel Başkanı olan Süleyman Soylu tarafından seçimlerden hemen sonra verildi. Soylu, partisinin “Ergenekoncular tarafından kuşatıldığını” söyledi.

Bu kuşatmanın sanılandan daha ciddi olduğu görüldü.

“Merkezde boşluk var” tespitinden hareketle Cindoruk’a olmadık siyasi kerametler atfedenlere bakmak gerekiyor bir de. Daha çok Doğan Medya Grubunun “derin” yazarları bu tespiti işlediler ve Oktay Ekşi’nin kaleminden Cindoruk güzellemeleri yapıldı.

Cindoruk’un koltuğa oturmasına sevinenler ise hayli çeşitli bir görünüm arz ediyor. ANAP Genel Başkanı Salih Uzun hemen telefona asılıyor mesela ve “biz hazırız” diyor. Uzun’un “hazır” olduklarını deklare ettiği konu ise, ANAP’ın DP’ye iltihak etmesinden başka bir şey değil tabii.

Şimdiden öngörebiliyoruz: Bazı medya grupları “Merkez sağda büyük birleşme” türü manşet antremanlarına şimdiden başlamış olmalıdırlar…

Cindoruk’un DP’ye genel başkan olmasına sevincini gizlemeyenlerden biri de CHP ve Deniz Baykal. Baykal Cindoruk’u arayıp “Türkiye’yi rahatlattınız” diyor. Nasıl yani?

Baykal’ın kastettiği gerçekte kendisinin rahatlamış olmasıdır. DP’nin başında darbecilik eleştirisi yapan, Ergenekon soruşturmasına destek veren, partisinin küçülmesinin 28 Şubat süreci, 27 Nisan e-muhtırası, 367 tartışmaları gibi konularda iyi sınav verememesine bağlayan bir politikacı, Süleyman Soylu vardı. Baykal’ın bu durumdan “rahatsız” olduğu malumdu, ama bunu ilk defa bu kadar açık dile getirmiş oldu.

Sırada Mesut Yılmaz var tabii. Yılmaz bir ara “Japon tarzı liberal parti kuracağım” türü demeçler veriyordu. Ama lafının adamı olamadığı ve parti kurmaktan vazgeçtiği anlaşılıyor. Cindoruk liderliğindeki DP’ye önümüzdeki günlerde şaşaalı konuşmalar eşliğinde katılmasına şaşırmayacağız.

Cindoruk “merkez sağda boşluk dolduracak” öyle mi?

Bunların kastettikleri boşluk, Ergenekoncu siyaset boşluğudur. Baykal onu tek başına dolduramıyordu. Şimdi Cindoruk da var.

Biz hala ilk sözümüzün arkasındayız: Bu, trajikomik bir tablo. Hem trajik, hem komik. Yani güler misin ağlar mısın türü bir durum. Cindoruk’tan medet ummak gerçekten tam da böyle bir içler acısı problem…

Yoksa şans mı?

iyibilgi analiz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: